24 yaşında öğretmen olunur mu ?

Kaan

New member
24 Yaşında Öğretmen Olunur Mu? Bir Genç Kadının Hikayesi

“Geceyi güne, ayı ise güneşle karıştırdığım zamanlar oldu. Ama tüm bunlara rağmen öğretmen olma hayalimden vazgeçmedim.”

Bunu paylaşan kişi ben değilim, ama bu sözler, 24 yaşında bir öğretmen olma arzusuyla yanıp tutuşan, toplumun ve zamanın akışına karşı kendi yolunu çizen bir kadının sesiydi. Bu yazıyı yazarken, onun öyküsüne ve sorularına da cevap bulmaya çalışıyorum.

Hikayeyi paylaşırken, sizinle yolculuğuma da çıkmış oluyorum. Birçok insan, öğretmenliğin sadece birkaç yılını tamamlamış ve 30 yaşını çoktan geçmiş bir kişiye uygun bir meslek olduğunu düşünüyor. Ancak bu düşünce, sadece toplumsal normlara dayalı bir kalıp. 24 yaşında öğretmen olmanın, kimseye göre “çok genç” bir yaş olduğu da söylenemez. Hadi gelin, bu sorunun ardındaki hikayeye bir bakalım, belki hepimizin içinde bir öğretmen adayı yatıyordur.

Bir Hayal, Bir Yolculuk

Yaz tatilinin son günlerinden birinde, yalnız başına çayını yudumlarken Sarah, pencere kenarında dışarıya bakıyordu. Dışarıda insanlar aceleyle yürürken, sanki dünya daha hızlı bir şekilde dönüyordu. Ama o, hızla akan zamanın içinde bir duraklama anı arıyordu. Tam o sırada, 24 yaşında bir öğretmen olma kararını alırken geçtiği yolda bulduğu zorlukları düşündü. Üniversiteyi yeni bitirmişti. Herkes ona “daha çok tecrübe kazanmalı, yaşını büyütmelisin” diyordu. Ama o, her şeyin çok hızlı geçtiğini hissediyor ve zamanın ne kadar değerli olduğunu kavrayabiliyordu.

Sarah, öğretmenliğe olan ilgisini henüz çocukken fark etmişti. Yolda gördüğü her çocuk, sokaklarda karşılaştığı her genç, ona öğretmenlik hayalini yeniden hatırlatıyordu. Ancak toplum, her şeyin yaşla ölçülmesi gerektiğini düşünüyordu. Gençken, insanın düşüncelerinin olgunlaşmadığı, kararlarının doğru olmayacağı öne sürülüyordu.

Erkeklerin Stratejik Yaklaşımı, Kadınların Empatik Duruşu

Bir gün Sarah, eski bir arkadaşına rastladı. O, mühendislik okumuş ve bir inşaat firmasının yönetiminde çalışıyordu. Sarah, ona 24 yaşında öğretmen olma kararını açıkladığında, arkadaşının yüzündeki ifadeyi hatırladı. “Bunu yapman mantıklı mı?” demişti, ama sesinde doğrudan bir sorgulama yoktu. Sadece, gerçekçi bir yaklaşımdı bu. Erkeklerin çözüm odaklı düşünce tarzı, her zaman en kısa ve en hızlı çözümü arayarak stratejik bir perspektif oluşturuyordu. O an, Sarah aslında tam olarak ne yapmak istediğini bilse de, arkadaşının yaklaşımını çok net anladı.

Çünkü, öğretmenlik bir meslek olarak hayli uzun ve sabır gerektiren bir süreçti. Ne var ki, bir kadın için bu yolculuk daha zordu. Kadınlar, genellikle empatik bir yaklaşımı benimser ve insan ilişkilerini daha derin bir şekilde kurarlar. Sarah, işte bu yüzden öğretmenliği yalnızca bir meslek olarak değil, insanlara değer katmak ve onları anlamak için bir fırsat olarak görüyordu.

O sırada, Sarah’nın aklındaki soru şöyle şekillendi: “Gerçekten sadece yaşa ve toplumsal cinsiyet rollerine mi bağlıyız? Yoksa toplumsal normlar bizi sınırlıyor mu?”

Toplum ve Tarihsel Yansımalar

Tarihe baktığınızda, öğretmenliğin ve eğitim alanındaki kadın varlığının, genellikle geç kabul edilmiş bir olgu olduğunu görürsünüz. 19. yüzyılın ortalarına kadar öğretmenlik, özellikle erkeklerin daha fazla yer aldığı bir meslek dalıydı. Ancak kadınlar, o dönemde de eğitimin kalitesini arttırmada, bir şeyleri değiştirmede etkili oldular. Ancak bu etkiler, sıklıkla göz ardı edildi.

Zamanla, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin azalmasıyla, kadınlar daha fazla öğretmenlik yapmaya başladı. Ancak bugün dahi, 24 yaşında bir kadının öğretmenliği seçmesi, bazı toplumlardaki geleneksel bakış açılarının direnç göstermesine sebep olabiliyor. Kimi insanlar hala genç yaşta bir kadının otorite figürü olarak algılanamayacağını savunuyor. Ancak bu, bir kişinin doğruyu ve yanlış, iyiyi ve kötüyü ayırt edebilme yeteneğiyle ilgilidir. Yani, öğretmenlik yaşla değil, içsel olgunlukla ölçülmelidir.

Sonuç: Öğretmen Olmak Sadece Bir Yaş Sorunu Değil

Sarah’nın hikayesinin bize sunduğu mesaj şu: Gerçekten 24 yaşında öğretmen olunur mu? Bunu sormak yerine, “24 yaşında bir insanın öğretmen olmasına kim engel olabilir?” demek daha doğru olacaktır. Zaman ve toplumun belirlediği sınırlar, bazen sadece birer kısıtlamadır. Ancak önemli olan, kişinin içsel kararlılığı, sorumluluk duygusu ve başkalarına değer katma arzusudur.

Eğer siz de genç bir öğretmen adayıysanız, bu toplumsal normların sizi zorlamasına izin vermeyin. Kendinizin farkına varın ve toplumun kalıplarına sıkışıp kalmadan yolunuzu çizin. Çünkü öğretmen olmak, bir yaş meselesi değil, bir tutku, bir misyon meselesidir.

Sizce, öğretmen olmak için yaş ne kadar önemli? Toplumsal normlar gerçekten sınırlayıcı mı, yoksa gelişen toplumda bu algılar değişebilir mi? Yorumlarınızı paylaşmak için lütfen yazın, birlikte tartışalım!
 
Üst